Son Dakika!

biz bi' ara üşenmeyip harekete geçebilirsek bir şeyler bir şeyler yapacaz bloga. kaming suun.

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Dizi Finalleri...

Efennim malumlarınız sezon finalleri geiyor diziler de ve herkes bi düşüncesini belirterek vay arkadaş neler dönmüş neler diye heyecanla izliyor. benim bu tür izleyişlere birşey diyeceğim yok. Amma bir noktada sorun var ki beni deli ediyor.

26 Nisan 2011 Salı

Facebook Entelleri Sizi

Bu aralar pek bi popüler ve herkes onları dinliyor efennim. Fransız bir grup var herkes çok beğeniyor. İsimleri "zaz" ya da böyle tanınıyorlar işin aslı vokal olan isabelle geffroy adlı kişinin sahne adı zaz.

23 Nisan 2011 Cumartesi

Cevabını Bilmediğin Soruyu Sorma!

İlkokulda duymuştum ben bu cümleyi türkçe öğretmenimden. Derste biri soru sormuştu sonra da öğretmen bu cümleyi - Cevabını bilmediğin soruyu sorma- dedikten sonra hiç cevap vermeden başka soruuya geçmişti. O günden beri aklımda bu cümle "Cevabını bilmediğin soruyu sorma." Belki bu beni biraz daha araştırmacı hale getirdi ama birazdan daha fazlada suskunlaştırdı. Genelde susma güzel bi kavram bana göre. "Konuşmanın fazlası zarar" ya da "çok konuşma gevezemisin sen?" gibi bi olay yaratıcı cümleler umrumda olmadı ya da bi asosyal kişilik bozukluğu da geçirmiş değilim bildiğim kadarıyla -ergenlerin dikkat çekmek için ruh hastalığım var olm gibi iddalarda bulunması da ayrı bi yazı konumuz olsun-

16 Nisan 2011 Cumartesi

Çeşitli Doğumgünlerinde Jeraldin'e Öğütler...


Çeşitli Doğumgünlerinde Jeraldin'e Öğütler
                                               - Bob Dylan
hizada dur, uygun adımda. insanlar
korkarlar birisinden -eğer o
aynı adımda değilse kendileriyle. bu onları
salak durumuna sokar
uygun adım yürüdüklerinden. ve hatta
karıştırır akıllarını, sanırlar ki
kendileri yanlış yürümekte. koşma
ve bitiş çizgisini geçme. eğer gidersen 
çok uzaklara, herhangi bir yöne,
seni gözden kaybederler. tehlikede
hissederler. kendilerinin, geçip giden şeyin
bir parçası olmadığını düşünüp,
sanırlar ki oralarda biryerlerde
bilmedikleri bir şeyler oluyor. kin
birikir. düşünmeye başlarlar

Türkler Korku Filmi Yapamaz!

Bak bu klişe lafı en an 45 defa duymuşumdur ben ortamlarda, sen de bu sayıya yakın duymuşsundur eminim. Sırf arkadaş gurubu içinde sivrilmeye çalışan adamın yaptığı en dandik şaka kategorisindedir. Aslında dandik değildir ama bu adam kafasında böyle bir olayı canlandırmak için o kadar aynı espiriyi izlemiştir, dinlemiştir ki başkasından o da gazı alır "la bunlar bu kadar yaptı, insanlar güldü ben de yapam ben de güldürem. Biraz da berklerin canların egemenliği bitsin espirilerde açın osmanların önünü" diye. -garip de bi olaydır bu genelde ergen çağlarda isimlerinden memnun olmama durumu vardır insanlarda ama bu başka bi yazımızın konusu-nasıl iyi heyecan de mi? Başka yazımızın konusu ne lan?- - Bizim adam anlatmaya başlar arkadaş çevresi de eylenir güler falan banko espiridir bu herkesi herzaman güldüren unsurlar. "Ya ne korku filmi olcak düşünsene bizim apaçiler geliyor o kampa bangır bangır müzik çalan doğan görünümlü beyaz şahinle ne ruh kalır ne canavar hepsi gider ötelere hahaha" diye.

4 Nisan 2011 Pazartesi

Herkes Herkese İki Arkadaş Kadar Yakındır!

Şimdi hacılar ben ne zamandır bunu derdim ama feysbuk ve diğer sosyal platformlarda iyiden iyiye ortaya çıkmaya başladı. Bu önermeyi ben lisede başka sınıflardan tanıdığım adamların başka sınıflardan da tanıdığım adamlarla arkadaş çıkması sonucunda buldum.

25 Mart 2011 Cuma

Olimpiyat: Gereksizliğe Para Harcamak...

Dünyanın en gereksiz faaliyetleri listesini yapmaya kalkışsam -olmaz diye bir şey yok, aklıma takılır bir gün onu da yaparım- spor müsabakaları listenin ilk üçünde yer alır.
Tamamiyle gereksiz, komple mantıksız!


Takım halinde, aynı anda yarışılan karşılaşmaları anlarım, amenna. Onları bir şekilde bir mantık kılıfına sokarız; paslaşıyorlar, organize oluyorlar, hücum ediyorlar... Bir seyir keyfi vaad ediyorlar size.


Peki ya olimpiyat?

Bütün Şarkılarım Çocuğum Gibi!

Efennim bu ara kafama baya takıldı bu.
Bazen albümlerde sivri biber gibi karşınıza çıkan şarkılar vardır hani "alla alla bu adam böyle şarkı yaparmıydı yav" dersiniz. işte bu sivri biberleri yapan Bülent Ortaçgil ve Fatih Erkoç.
Şimdi yukarda uçan spagetti canavarı var ikisi de baba sanatçılar, rakip tanımazlar.
Amma son albümlerinde ikisinde de bir şarkı takıldım.

17 Mart 2011 Perşembe

Yemek Blogu No:2

Efennim yaz geldiğini nerden anlarız ? tabiki yemek bloglarından bundan önce bi yemek denemem olmuştu amma pek iyi yapamamıştım kendisini ama olsun.

Ben de daha usta olduğum alana, meze ve içki konusuna geçtim



burada cuba libre ve taco-tam denilemez ama daha eklenecek şeyleri var üzerine berisine-





bir de rakı ve şiş söğüşümüz var



Artık yazın balkonunuzda bahçenizde ya da pikniğinizde nasıl isterseniz öyle tüketin.

7 Mart 2011 Pazartesi

Sadece Bir Gün mü?


Bir gün için onları kendimizin yerine koyalım
Bir gün için çiçek alıp lay lay lay sevgi şarkıları söyleyelim
Bir günlüğüne ev işlerini biz yapalım
Bir günlüğüne çiçek alalım
Bir günlüğüne ıdı vıdı edelim (ıdı vıdıyı bir gereksizlik nidası olarak anlamayın sadece aklıma daha fazla edevat gelmedi bununla geçiştirdim sadece)

1 Mart 2011 Salı

İnternete Girmek Tehlikeli ve Yasaktır


Hacılar neler olmuş neler diyeceksiniz.

"24 Ekim’den beri Diyarbakır 1. Sulh Ceza Mahkemesi 20.10.2008 tarih ve 2008/2761 sayılı kararı gereği erişime kapalı olan dünyaca ünlü blog (e-günlük) servisi Blogger.com, telif haklarını ihlal eden bloglar nedeniyle Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) kapsamında engellendi.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Beni Öldürmeyen Palyaço Güçlendirir

Coulro phobia, clown fear phobias, clown phobias, fear of clowns, phobias clown.

Bu ne len alt tarafı bi kelime yer değiştirip kopyalayıp yapıştırmışın diyecekseniz demeyin efennim çünkü tıp sizi böyle nitelendiriyor eğer palyaço korkunuz varsa. Yani size gelip doktor dese "sende clown phobia var" diye siz ona "fear of clowns mı demek istediniz?" diye sorabilirsiniz.

Burdan da bilimsel isimlerin ne kadar dandik biçimde konulduğu ortaya çıkıyor. Neyse asıl konumuza dönersek efennim bazılarınız palyaçodan çok korkuyor ama öyle böyle değil.

Bazılarınız köpekten korkar ne bileyim böcek çok popüler bir korku nesnesidir. Mesela ben asansörleri ve iğne dediğimiz olayı pek sevmem. Bak dediğime dikkat et. Korku değil "sevmemek". Asansöre binerim ama bende kütle fazlası olduğu için asansörde zıplama gibi şeylerden kaçınırım. Deri altına giren bir iğne de beni gayet rahatsız eder. Ama fobi olarak "kargocunun zamanında gelmemesi" diyebilirim evet.
Fobi ile rahatsız olma sevmeme konusunu lütfen birbirinden ayıralım bu yüzden. öhöm

Sonuç olarak hacılar içlerinizden bazıları acayip korkuyor bundan. Avm dediğimiz alışveriş merkezi yerlerinde çocuklar için bolca bulunurlar. çocuklar gitmek ister yanına ama büyüklerde bi çekingen tavır olur görürsünüz. işte onlar böyle korkusu olanlar. Onlara şefkatlice yaklaşın, ceplerine üç erik koyun.

Blog olarak sizler için araştırdık en uç noktadaki korkuya sahip insanı bulduk.
(bilimsel açıdan izleyin olm. İnsanlar nasıl korkabiliyor anlayışlı olun biraz. Gülen olursa kalbini kırarım bak)



-isteyene alt yazı; + bütün yaşamım boyunca palyaçolardan korktum
ailem sever ama ben korkarım. İnsanlara bunu söylemek biraz utandırıcı olabiliyor. sirke bile gidemem bu yüzden hatta resimlerine bile bakamam.


Bunun temel sebebi de her fobide olduğu gibi çocukluk. Artık size çocukluğunuzda ne ettiler bilmiyorum. O yüzden sizi palyaço ile yakınlaştıracak diğer unsura geçmek istiyorum ve burdan küçük veletlere seslenmek istiyorum; bebeler babalarınızı analarınızı da düşünün oğlum sana kocaman oyuncak kamyon alacam ama balona verecek param yok diyorsa - ki bir palyaçonun en büyük silahı her an patlamaya hazır balondur- -evet bunu da sevmem. ne lan o öyle her an patlayacak ta ben korkacam gerilimi... Hiç sevmem.- bilin ki palyaçodan hafif bi tırsıyor. Siz de fazla üstelemeyin almayın balon yahu. Bi gününüz de balonsuz geçsin ne olacak sanki.

Son olarak sizleri germeyecek ama palyaçolardan korkanlar için şahane kısa bir korku filmi buldum buyrun efennim, buyrun.

26 Şubat 2011 Cumartesi

Kadın Dergisi Testleri

Efennim bu tür testlerle hayatınızda en az bir kere rast gelmiş ve en az bi kaç tanesini çözmüşsünüzdür şimdi bana demeyin "yok be ne işim olur benim kadın dergisinde saçma sapan testle" diye. "ideal adam", "iyi bir aşık mısınız?", "beşir misiniz?", "ne kadar çılgınsınız?" gibi testlerde oo bana bak hele iyi bir beşir romantik çılgın adammışım" diye sevinmişsinizdir. Bunu sen de ben de çok iyi biliyoruz. Bu da onlardan biri sadece! Rahat çözün diye sizlere hazırladım efennim. kopya çekmek yok, süreniz başladı!

12 Şubat 2011 Cumartesi

Kemancı Berber "Schumann" Ağbi

Bir ensturmanın nasıl çalındığı ya da bi eserin onun notalarına göre mi çalındığının fazla bir değeri yoktur. Nasıl duyarsan, duyduktan sonra nasıl algılarsan o şekilde çalarsın. Birazdan size tanıtacağım berberin de yaptığı bu. kulaktan duyarak çalar. Kendisiyle ferhan şensoyun kırkambar tiyatrosunda gerçekleştirdiği stendapımsı gösteride karşılaştık. Bana çok tanıdık geldi bi an. Dikkatlice baktım bildiğin tanıyorum ben bu schumann berber yahu dedim, sevindim bi tanıdık görünce ve sizlere de anlatıyorum burada.

8 Şubat 2011 Salı

Modern Modern Sanat Dedikleri

temsili modern sanat -1

Efennim merhabalar bu aralar ben modern sanata başladım valla gittim aldım tahtamı, metal levhamı, plastiklerimi eğdüm büktüm modern sanat yaptım. "Bu kadar kolay mı lan?" diyecek olursanız size cevabım kocaman bi evet olacaktır. 3 gün boyunca o sergi senin bu mekan benim o excibişın onların gezip durdum ve sonucunda gördüm ki hafif cinlik varsa insanın kafasında çok süper modern sanatcı olabilir.

29 Ocak 2011 Cumartesi

Yazan Çok, Yazmayı Bilen Yok!..

Twitter.
Facebook.
Youtube.
Onlarca interaktif sözlük. Ekşisinden İncisine...
MSN.
Ha bire yazıyor insanlar.
İnternet dediğin kelime çöplüğü.

27 Ocak 2011 Perşembe

Efbiaydan Geliyoruz.

Efennim bundan çok uzak bi tarih değil şöyle bi 5 ya da 10 sene öncesinden -aslında uzak tarihmiş lan- kredi kartı ile ödeme yaparken kimlik kontrolü vardı hatırlarsınız. Bi çoğumuz da bu şapşal eylemi çokca gerçekleştirmiştir eminim. şimdi anlatacağım saçmalık içeren olayları da kesin çevrenizde yapmış olanlar vardır ya da bizzat siz yapmışsınızdır eminim, inkara gerek yok.

Zamanında yaptığınız ama zamanında havalıymış, komikmiş gibi duran eylemlere bir dönelim bakalım neler yapmışsınız.

25 Ocak 2011 Salı

Domates Deyip Geçme...



Hayatta sıkça karşılaştığımız şeylere karşı duyarsızlık oluşur zihnimizde. Her gün geçtiğimiz yollardaki dükkanları pek bilmeyiz mesela. Sizin de başınıza gelmiştir; bir şeye ihtiyacınız vardır ve nereden alacağınızı bilemezsiniz. Bir zaman sonra bir de bakarsınız ki o ihtiyacınız olan şey her gün önünden geçtiğiniz bir dükkandadır. Hızlı yaşamaktan mı kaynaklanıyor, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışmaktan doğan aceleci tavrımızdan mıdır, dikkat eksikliği genel olarak hepimizin sorunu mudur, yoksa ihtiyaçlarımız mı dikkatimizi etkiliyor bilemem tabii. Ama siz bu yazıdan sonra, kısa bir süre de olsa, etrafınıza dikkatli bakacaksınız -bakmalısınız- ya da varlığına alıştığınız şeylerin yokluğunda neler olacağını düşüneceksiniz -düşünmelisiniz-.   

24 Ocak 2011 Pazartesi

31 Aralık 2010 Cuma

Arkadaşım Sophie Ellis Bextor

Efennim merhabalar gene 5 karış aklınızı almaya geldim. Tee zamanında "arkadaşım şeytan" filmi vardı hatırlarsanız ali poyrazoğlu yumurtalara insan ruhlarını dolduran şeytanı canlandırırdı karşısında da başarısız müzisyen mazhar alansonun olduğu ruhunu sattığı fakat sonradan süper arkadaş oldukları film.